Eşitsizlik ve Siz

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz ay içerisinde 2015 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nı yayınladı. Bu araştırma Türkiye’deki gelir eşitsizliği ve yoksulluk adına her sene yapılan en kapsamlı çalışma olmasına rağmen, toplum tarafından bilinirliliği son derece düşük. Çalışmanın tek satırlık özetini bir internet sitesinden, ya da televizyonun altından geçen yazılardan “Türkiye’de geçen sene gelir eşitsizliği 0.006 puan artarak 0.397’ye yükseldi” olarak okumuş olabilirsiniz. Fakat bu tam olarak ne ifade ediyor? Son yıllarda dünyadaki en önemli sosyo-ekonomik konulardan olan gelir eşitsizliği Türkiye’de ne durumda, ve en önemlisi, siz bu eşitsizliğin ne kadarının farkındasınız?

Siz bu satırları okuyorsanız, muhtemelen bir üniversite mezunusunuz. TÜİK’in verilerine göre üniversite mezunu bir erkeğin her ay eline geçen ortalama kullanılabilir gelir 3175 TL iken, bir üniversite mezunu bir kadın sadece 2437 TL kazanıyor. Aynı eğitim seviyesindeki %30’luk bu vahim fark Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne seriyor. Diyelim ki siz erkek olan şanslı yüzde 50’densiniz ve aylık net maaşınız 3175 TL. Eğer İstanbul’da tek başınıza yaşıyorsanız, bu meblağ size çok düşük gelebilir, hatta harcamalarınıza yetmeyebilir bile. Fakat aslında bu maaş, sizi İstanbul’da yaşayan insanların %80’lik kısmından çok daha zengin yapıyor. Eğer maaşınız ayda 5000 TL ise İstanbul’daki en zengin %10 grubuna ait olan bir bireysiniz, çünkü TÜİK verilerine göre megapolümüzdeki ortalama kişi başı kullanılabilir aylık gelir sadece 1830 lira. Türkiye ortalaması ise 1376 TL. Yani asgari ücretten yaklaşık 4 sinema bileti daha yüksek. Ayda 3500 liralık net geliriniz varsa Türkiye’deki her 10 kişinin 9’undan daha çok kazanıyorsunuz demektir.

Tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye’deki en fakir bölge Güneydoğu Anadolu. Bu bölgede kişi başına düşen aylık ortalama kullanılabilir gelir sadece 758 lira. Ne yazık ki yoksulluk sadece bu bölgemize özgü bir sorun değil. 11.2 milyon vatandaşımız 2015 yılındaki yoksulluk sınırı olan ayda 520 liranın altında bir gelire sahip. Bu Türkiye nüfusunun yaklaşık %15’ine denk geliyor.

Peki bu eşitsizlik toplumumuz ve sizin hayatınız için neler ifade ediyor, hangi sorunları doğuruyor? Bu bir başka yazının konusu, fakat bu kısa makaleden aklınızda bir şey kalacaksa belki de şu olmalı: Bilin ki Instagram ve Facebook’ta her gün karşılaştığınız yüzlerce yemek fotoğraflarına, ve tatil resimlerinize aldığınız onlarca beğeniye rağmen; Türkiye’nin üçte biri iki günde bir protein içeren (et, tavuk, balık ya da muadili) yemekleri alacak ekonomik güçte değil; ve sadece üç kişiden biri evden uzak bir haftalık tatil masraflarını karşılayabilecek bir gelire sahip.

Reklamlar